1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. Doğru bilinen yanlışlar!
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

Doğru bilinen yanlışlar!

A+A-

Toplumları oluşturan unsurlar içerisinde din, gelenek-görenek ve ata sözleri gibi argümanlar önemli yer tutar. Öyle ki bazen hayatlar bunların üzerine bina edilirler. En çok da dini bilgiler en çok etkileyici faktörlerdir. Özellikle İslam dinindeki ahiret anlayışı bu alanda gelen her bilgiyi etkileyici kılıyor. Ne var ki dinin esas kaynağı Kur’an ve onu getirdiği topluma en iyi yaşayarak anlatan Peygamber (SAV) olmasına karşın bir çok bilginini kaynağı bile belirtilmeden dilimizde kullanıla gelmiş, bir çokları tarafından hiç sorgulanmadan kullanılır hale gelmiş. Biz bu konuda bir hayli sıkıntılar olduğunu düşünüyor ve bunlardan bir kaçını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Dünya da mekan ahirette iman mı? Dini en iyi bileninden tutun en az bilenine kadar herkeste bu sözü işitiyorum. Ben din alimi değilim, ancak dini vecibelerimi yerine getirecek kadar dinimi öğrenip yaşamaya çalışıyorum. Elbette ki bu sözü derin dini bilgime dayanarak değil Rabbimizin lütfu olan mümeyyiz akılla öğrendiğim bilgi kadar değerlendiriyorum. Yanlış varsa işin uzmanından delilleriyle öğrenmek isterim. Dedikten sonra bu sözden ne anlaşılıyor birlikte analiz edelim. Mekan, yeme-içme ihtiyaçlarından sonra gelen en önemli ihtiyaçların başında gelir. Ailecek hayatın sürdürülebilirliği ve dini inançların en iyi şekilde icra edilebilmesi için tabi ki bir mekana ihtiyaç var ve zaruri bir ihtiyaç. Esas sıkıntı imanın ahirete ötelenmesinde. Zaten öldükten sonra hakikatle yüz yüze gelineceği için iman etmeme gibi bir şansı yok insanın. Artısı ile eksisiyle artık ne varsa gidince göreceğiz. Burada da sıkıntı yok. Peki sıkıntı nerde? Sıkıntı bundan bir önceki aşmadaki temenni yaşarken söylenenden farklı söylemler ve tamamen çelişki. Her hangi bir cenaze duyduğumuz veya gördüğümüz de söylediğimiz söz, Allah mekanını cennet etsin. İyi de mekan hakkını dünyada kullandırdınız, bırakın iman hakkını kullansın adamcağız.  Sözün özeti şu ki, Rabbimizin rahmeti ve bereketi sonsuzdur. Biz ne istedik te veremedi ki? Eğer vermek istemeseydi istemeyi vermezdi. Yeter ki O’nun bizlere Kur’an’ın da öğüt verdiği meşru yollardan bunu talep edelim. Peki bu sözü söylemenin ne sakıncası var? Ahiret hayatına inanmak da İman’ın şartlarındandır. Yani dünyadayken ahirete inanırsanız hayatınız da ona göre şekillenir. Diğeri sadece ben hayatımı yaşayayım da gidince nasıl olsa görüp iman ederiz gibi maddeci bir anlayışı hakim kılar ki bu da İslami olmaz. Ondan sonra da yaptığımız duaların niye kabul olmadığını falan sorgulamaya başlarız ki bu ayrı bir araştırma konusu. Tabi insan inandığı gibi yaşayamıyorsa bu sefer yaşadığı gibi inanmaya başlıyor. Ondan sonra da Kur’an dan uzaklaşıp dünyevileşmeler başlıyor. Biz de bunun için diyoruz ki, her duyduğumuz sözün arkasına takılmak yerine işin aslını kaynağından öğrenerek o bilgiyi kullanmalı.

 

Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile….

Önceki ve Sonraki Yazılar