1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. Devlet biziz
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

Devlet biziz

A+A-

Herkesin ve her şeyin herkese ve her şeye karşı sorumluluğu vardır. Hayatın devamı, içindeki misafirlerinin düzenli yaşaya bilmesi dünyanın kendi ekseninde  ve güneşin etrafında dönme sorumluluğuna bağlı. Dönmezse hayat durur.

Bir gazetenin sağlıklı bir şekilde müşteriye ulaştırılması, imtiyaz sahibinden tutun en son gazete dağıtıcısına kadar herkesin sorumluluğundadır. Muhabir haber toplayacak, yazarlar yazılarını gönderecek, yazı işleri ve editör gerekli incelemeyi yapıp onay verecek, oradan baskıya baskıdan bayiye ve en tabi okuyucuyla buluşana kadar herkes sorumluluk sahibi olmak zorunda. Arada bir iki kişi işini doğru yapmazsa zamanla sıkıntılar başlar, işler iyi gitmez.

Aynen bu örnekler gibi devlette milletine, vatandaşına karşı sorumludur, millet ve vatandaş da devletine karşı sorumludur. Devletin vatandaşa karşı sorumluluğu milletin ihtiyacı olan düzenlemeleri ve organizasyonları yapmak. Vatandaşın sorumluluğu devletini ayakta tutacak her türlü desteği vermek. Bu bütün vatandaşların görevi aslında. Bir de kamu da çalışanlar var. En tepedeki yöneticisinden en alttaki hizmetlisine kadar herkes sorumluluklarındaki görevleri en iyi şekilde yerine getirmeli ki devlet devlet olsun. Öylelerini gördüm ki kendisi de devlet dairesinde çalışmasına rağmen başka bir devlet kurumunda veya özel sektör hiç fark etmiyor işini halletmeye gittiğinde oradaki çalışanların yanlışını görüp “ nerede bu devlet”  vaveylasını koparıyor. Nerede olacak devlet sen, ben, hepimiziz. Sen yapmazsan, ben yapmazsam, biz yapmazsak kimden ne bekleyeceksiniz?  Şimdi birileri diye bilir ki, sen devletle hükümeti karıştırıyorsun,” nerede bu devlet” derken hükümetin zafiyetinden bahsediliyor. Ben de derim ki, eğer siz millet olma, vatandaş olma bilincini yakalayamamışsanız iktidarda hangi parti olursa olsun devletin şekli değişmeyecektir. Çünkü devlet soyut, cansız varlıktır ve onu canlı gösteren içini ve içeriğini doldurup somutlaştıran vatandaştır, milletidir. Devleti arayanlar kendini sorgularsa hemen bulur, yoksa sonu hüsran olur.

Dedikten sonra bir de somut örnek verip yazıyı noktalayalım. Ümit kardeşim 23 yaşında çiçeği burnun da bir polis memuru. Kendisi ilçemizde bir kuruma numune getirmiş. Yüzünü görseniz polis demezsiniz, çünkü minyon tipli olduğu için daha çocuksu bir görünümü var. Elinde yükü de ağır. Kendisi zayıf, çelimsiz gibi görünse de çevik ve heybetli bir duruşu var. Yorgunluğu her halinden belli. Yakın bir ilimizin emniyetinde kaçakçılık şube de görevli imiş. Adres sormak için yanıma geldiğin de biraz sohbet ettim kendisiyle. Sen ne iş yapıyorsun diye sorduğum da öğrendim polis olduğunu. Bir hayli şaşırdım, dedim oğlum sen daha çok küçüksün, nasıl polis oldun? 23 Yaş küçük abi, ben kaç yıldır bu işin içindeyim diye cevap verdi. Ağzı da iyi laf yapıyor ama konuşmaları özenle seçilmiş cümlelerden oluşuyordu. Konuştukça daha çok sevdim kendisini. Dedim, şark hizmeti çıksa gider misin? Abi, babam özel güvenlikçi, o pek istemiyor ama annem “milletin sana nerede ihtiyacı varsa oraya git” diyor. İşin gerçeği ben de annem gibi düşünüyorum, görev nerde ben orada.  Bir an hüzünlendim, gözlerim buğulandı. İşte bu, bu dedim içimden haykıran sessiz çığlığa. Bu milleti ayakta tutan ruh bu. Böyle fedakar analarımız, böyle vefakar evlatlarımız olduğu müddetçe ne terör ne de onları besleyen yedi düvel bizim belimizi bükemez. Kendisine görevinde üstün başarılar temenni ederken bu vesileyle kahraman güvenlik güçlerimizden şehit olanlarına Allah’tan rağmen, gazilerimize acil şifalar diliyorum.

Devlet kurumunda çalışıyor görünüp hiçbir iş yapmayan ama kendine dokunduğun da “nerede bu devlet” çığırtkanlığı yapanlara ithaf olunur.

 

Selam ve dua ile hoşça kalın, esen kalın.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar