1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. Cumhuriyet ve demokrasi
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

Cumhuriyet ve demokrasi

A+A-

Acısıyla tatlısıyla, buruk sevinçleri ve hüznüyle bir bayramı daha geride bıraktık. Maalesef terör ve kazalar bayramda da boş durmadı, can yakmaya devam etti. Trafikte ve hac da yaşanan kazalarla ciğerimizin acısı dinmeden Kandıra’mızın yiğit evladı Yavuz Sonat Güzel’in şahadet haberi yaramıza tuz bastı adeta. Elbette bunlar da gelip geçecek, gün gelecek huzur bacaları tütecek. Yeter ki biz biz olalım, birlik olalım üstesinden gelemeyeceğimiz sorun yok biiznillah. 

Bu giriş ışığında yaşadığımız ortamı bir sorgulayalım istedim. Bu yüzden başlığı Cumhuriyet ve demokrasi olarak seçtik.  Öyle ya 19 ve 20nci yüz yılın iki önemli yönetim şekli günümüzde sorunlara çözüm üretemiyorsa ya bu sistemlerde bir sorun var ya da sistemi iyi anlamamışız. Ya da gelişmekte olan ülkeler bu sistemleri iyi uygulayamıyor. Bir çok Avrupa ülkesi sembolik krallıklara bağlı olsalar da bu iki sistemi uygulama zemini oluşturabiliyorlar. Tabi bunda en önemli faktör kendi icat ettikleri rejimler olduğu için halk arasında adaptasyon sorunu yaşanmıyor da olabilir. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde bu sistemler çatışma alanları oluşturmaktan başka bir işe yaramadığı bir vakıa.

En amiyane tabirle Cumhuriyet; halkın kendi kendini yönetme şekli diye tarif edilir. Uygulamadı ki şekline bakacak olursak; milletin seçtiği parlamento ve onun belirleyeceği başkan veya cumhurbaşkanı  tarafından yönetilen bir sistem. Aslında bu şu demek oluyor; halkın çoğunluğunun seçtiği parlamento veya milletin direkt seçtiği cumhurbaşkanı tarafından yönetilmek. Burada önemli olan halkın çoğunluğunun seçmiş olması lakin seçilenin azınlığın haklarını görmezden gelme olarak algılanmamalı. Nitekim bizim Cumhuriyet tarihimizde çok az bir farkla bile olsa seçilen azınlık hakları yeterince verilmemiş, üstelik bu milletin temelini oluşturan manevi ihtiyaçlarda kısıtlamalar olmuştur. Aslında günümüzde yaşanan kavgaların temelini de bu yanlış uygulamalar oluşturmuştur. Hal böyle olunca demokrasiyle Cumhuriyetin eksikleri tamamlanma yoluna gidilmiş ve Menderes’le başlayan bu akım günümüzde en iyi şekliyle Ak parti tarafından uygulanmaya çalışılmıştır. Kesin çözüm olmuş mu? Gelin şimdi de buna biraz bakalım.

Demokrasi, daha çok bireysel özgürlüklerin ön plana çıktığı bir yönetim sistemi olarak anılsa da vatandaşların rol aldığı hükümet şeklidir. Vatandaşlar doğrudan ya da temsilciler vasıtasıyla hükümette yer alabilirler. Demokrasi toplumdaki siyasi, ekonomik, dini, kültürel, etnik, yasal eşitlik konularında öne çıkan bir anlayıştır. Yasal eşitlik, özgürlük ve hukukun üstünlüğü demokrasinin en önemli unsurudur. Peki bu nasıl uygulanacak derseniz, işte bu noktada fertler olarak bizlere de önemli sorumluluklar düşüyor. Zira hiçbir sistem tarif edildiği gibi uygulanmazsa hiç kimseye fayda sağlamaz.

Peki ülkemiz de tarif edildiği gibi anlama ve uygulama var mı? Maalesef bizdeki algı yanlış anlamada değil keyfi uygulamalardan kaynaklanıyor. Her siyasi akım kendince Cumhuriyet ve demokrasi tarif ediyor ve tarif ettiği sistemi uygulamak istiyor. Çatışmalar da bu noktada başlıyor zaten. Bizdeki demokrasi rakiplerimizin haklarını görmemekten, sadece hakkı şahsımıza münhasır bir değer gibi anlayıp, uyguluyoruz.  Maneviyatı boşaltılmış, tamamen beşeri duygularına esir olmuş toplumlarda kişilerin tek dayanağı kendi varlıkları olmuşsa herkes kendi varlığını kabullendirmek için karşısındakinin varlığını yok sayacak demektir. Geçmişte gücü eline geçiren iktidarlar kendine rakip gördüğü bütün siyasi akımları bitirme gayreti içine giriyorlardı. Günümüzde gücü elinde tutan iktidarı yıkmak için demokrasi kullanılır oldu. Birileri “her ne kadar iktidar siz olsanız da güç bizim elimizde. Biz istemezsek sizi bin bir türlü oyunlarla bitiririz” demeye getiriyorlar lafı. Hem de halkın çoğunluğunun” oy”unu yok sayarak. Şuan halkın çoğunluğunun oyu ile seçilmiş bir cumhurbaşkanı ve seçim hükümeti dahi olsa onun talimatıyla kurulmuş meşru bir hükümeti gerek paralel olarak gerekse pkk olarak dışarıdan müdahale etmek başta demokrasiye sonra da halkın iradesine indirilmiş bir darbedir. Bunu millet çoğunluğun hakkına tecavüz olarak algılayacak, kendisine yapılmış haksızlığa ve saygısızlığa prim vermeyecektir diye düşünüyoruz. Zira arife demokrasi tarifi gerekmez, millet yapılanlardan dersini alır. Bol demokrasi’li günler temennisiyle hoşça kalın, esen kalın.

 

Selam ve dua ile……. 

Önceki ve Sonraki Yazılar