1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Cezaevinde şüpheli ölüm!

Cezaevinde şüpheli ölüm!

Yaklaşık 5 sene önce iş yerine giren hırsızı silahıyla vurarak öldürdükten sonra Kandıra T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan 21 yaşındaki Hasan Özer, tahliyesine 40 gün kala hücresinde kendisini asarak intihar etti. Fakat ailesi ise oğlunun öldürüldüğünü i

A+A-

Habertürk’ün haberine göre; Hasan Özer, 6 yıl önce babasına ait hurdacı dükkânına giren hırsızı öldürdü ve polise teslim oldu. 4 yıl Silivri ve Metris’te yatan Özer, sonra Kandıra’daki Kocaeli 1 No.’lu T Tipi Cezaevi’ne nakledildi. Zaman zaman disiplin cezalarına çarptırılan Özer, bir süre sonra koğuşta sorunlar yaşamaya başlayınca başka cezaevine sevk için dilekçe verdi. Aynı dönemde ailesine öldürüleceğini, bu nedenle cezaevini değiştirmek istediğini söyledi. 2 Ekim 2011’de ailesini arayan Özer’in, 15 dakika sürmesi gereken konuşması 2 dakika 15 saniyede sona erdi. Özer, ailesine “Beni öldürecekler çabuk Cumhuriyet Savcılığı’na gidin” dedi. Annesi Nejla Özer ise “Müdüre çık müdüre” yanıtını verdi. Ancak Hasan Özer, “Beni zaten müdür öldürecek” diye konuştu ve telefon kapandı.

 

 

 

ANNE-BABA DİLEKÇE VERDİ

 

 

Bu telefon üzerine annesi Nejla Özer ile babası Müslim Özer, Kocaeli Cumhuriyet Savcılığı’na başvurarak oğullarının daha önce dövüldüğünü şimdi de ölümle tehdit edildiğini belirterek cezaevinin değiştirilmesini istedi.

 

 

 

‘HÂKİME ANLATTI’

 

 

Hasan Özer bu telefon sonrası geçici koğuşa konuldu. 2 gün sonra yani 4 Ekim 2011’de Bakırköy Adliyesi’nde duruşmaya çıktı. Mahkeme Başkanı Mehmet Faik Saban, Özer’e boynunda olan sıyrıkları sordu. Özer, “Beni öldürmek istiyorlar. Cezaevine gitmemek için ayakkabı ile cama vurdum, cam kırılınca boğazımı kestim. Ramazan Gerginyay isimli hasmımı oraya koyuyorlar” dedi. Mahkeme de “Cezaevi müdürlüğüne bilgi ve gereği için gönderilmesine, mahkememize bilgi verilmesinin istenmesine...” diyerek bu yönde karar aldı.

 

 

KARARLA CEZAEVİNE KOŞTU

 

 

Bu karar üzerine Özer’in avukatı Ali İhsan Gökdere cezaevine gitti. Duruşma tutanağını ve “Müvekkilim Hasan Özer’in can güvenliği tehlikesi olduğundan gerekli önlemlerin alınmasını ‘ACİLEN’ kaldığı koğuşun değiştirilmesini ve başka bir cezaevine naklinin yapılmasını arz ederim” yazılı dilekçeyi sundu. Hasan Özer bunun üzerine cezaevi müdürü tarafından odasına çağrıldı. Ardından tek başına konulduğu geçici koğuşuna götürüldü. Ertesi gün avukatına intihar ettiği bildirildi. Özer’in 6 Ekim 2011 sabahı yapılan sayım sırasında yırtılan bir gömlek ile duş başlığına asılı halde bulunduğu kayıtlara geçti.

 

 

ANNE VE BABASINA BÖYLE SÖYLEDİ:

 

 

Cezaevi müdürü beni öldürecek

H.Ö.: Beni öldürecekler baba. (Sesi titriyor)

 

Baba: Öldürecekler mi?

 

H.Ö.:: Bugün hemen savcılığa çık gel. (Ağlıyor)

 

Baba:  Savcılığa mı çıkayım?

 

H.Ö.: Heee, nöbetçi savcıya...

 

Baba: : Neee? (Annesinin çığlığı duyuluyor ve telefonu alıyor)

 

H.Ö.: Anne beni öldürecekler.

 

Anne: Ne oldu?

 

H.Ö.: Öldürecekler beni.

 

Anne: Ne zaman öldürecekler? (Çığlık sesleri...)

 

H.Ö.: Bugün hemen çıkın gelin.

 

İsmail: Lan müdüre çık müdüre.

 

H.Ö.: Müdür öldürecek zaten abicim. Baba hadi çabuk. Dayımları da getir.

 

 

‘TAHLİYE OLACAKTI NİYE İNTİHAR ETSİN?’

 

 

Özer’in annesi Nejla Özer oğlunun 9 ay boyunca sorun yaşamadığı Silivri Cezaevi’ne tekrar sevk dilekçesi verdiğini ancak dilekçenin işleme konulmaması üzerine itiraz ettiği için dövüldüğünü anlattı. Anne Özer, “Devletin gözetimindeydi oğlum. 40-50 gün sonra tahliye olmasını bekliyorduk. Neden intihar etsin?” dedi.

 

 

‘BAĞIRA BAĞIRA GELEN ÖLÜM SORUŞTURULMADI’

 

 

Özer Ailesi’nin avukatı Nazan Yaman, 1 yıldır süren soruşturmayı yürüten savcılığın gerekli tedbirleri almadığını, görüntülerde yer alan gardiyanların ifadelerinin alınmadığını belirterek, “1 yıldır soruşturma ilerlemiyor. Bağıra bağıra gelen bir ölüm var. ‘Beni öldürecekler’ denildiği halde hiçbir tedbir alınmamış ve bir ölüme göz yumulmuştur” dedi.

 

 

AİLESİNİ ARADI, ÖLDÜRECEKLER DEDİ, GARDİYANLAR SUSTURDU

 

 

HASAN Özer’in ailesine “Beni öldürecekler” dediği telefon görüşmesi sırasında çekilen güvenlik kamerası kayıtları 1 yıl sonra dava dosyasına girdi. Konuşma sırasında başında 2 gardiyan bekleyen Özer, telefonu gardiyanların zoruyla kısa kesip kaçmaya başlıyor.

 

 

CEZAEVİ İÇİNDE KOVALAMACA

 

 

3 gardiyanın kovaladığı Özer koridor boyunca koşuyor. Gürültüyü duyan diğer gardiyanlarla birlikte Özer’in peşinden koşan gardiyan sayısı bir anda 8’e çıkıyor.

 

 

GARDİYANIN ELİNDE BEYAZ ELDİVEN

 

 

Özer gardiyanlar tarafından zor kullanılarak yere yatırılıyor ve elleri arkadan bağlanıyor. Bir odaya sokuluyor. Daha sonra birinin elinde beyaz ameliyat eldiveni olan gardiyanlar tarafından taşınıyor.

 

 

Müdür: Öldüğü gün izinliydim

 

 

“Hasmıyla aynı koğuşa yerleştirmek ve mahkûmlara tehdit ettirmek” iddialarıyla suçlanan nöbetçi müdür olarak görev yapan idare memuru M.M. şüpheli sıfatıyla savcıya ifade verdi: “Onu iki kez gördüm. Birlikte kaldığı arkadaşı Ufuk Altun ile koğuştan alınan arkadaşlarının geri verilmemesi halinde cezaevinde bulunduğu odayı yakacağını söyledi. Daha önce kaldıkları cezaevinde aynı şekilde yangın çıkardıklarını söylediler. Bunun üzerine her ikisini de geçici odalarına götürülürken gördüm. O gün nöbetçi müdür görevi yapıyordum. ‘Neden bu şekilde sorun çıkarıyorsun?’ diye sitemde bulundum. Olayla ilgili hakkımda soruşturma açıldı. Koğuşunda darp edilince doğrudan darp raporu almak için hastaneye gönderdim. İntihar ettiği gün izinliydim. Ölümüyle ilgim yok.”

 

 

‘Beni o koğuşa vermeyin’

 

 

Koğuş arkadaşı Ufuk Altun savcıya şunları anlattı: “Bahçede telefon sırası beklerken, B-14 koğuşundan Hasan’ı duydum. 'Beni o koğuşa vermeyin' diyordu. 3-4 gün sonra Hasan'ın intihar ettiğini öğrendim.”

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.