1. YAZARLAR

  2. Ahmet DEMİRKAYA

  3. Can Kurtaran Kahramanlar
Ahmet DEMİRKAYA

Ahmet DEMİRKAYA

Yazarın Tüm Yazıları >

Can Kurtaran Kahramanlar

A+A-

Dostta düşmanda kötü günde belli oluyor. Hakeza büyük millet, büyük devlet olmak da öyle. Tabii iyi iktidar kötü iktidar da böyle zor günlerde belli oluyor.

17 Ağustos Marmara depremini canlı yaşayan biri olarak bugüne kadar yaşadığımız diğer depremler arasındaki farkı ibretle izledim.

Hele ki henüz yaşadığımız Elazığ ve Malatya depremlerindeki verilerle kıyaslandığın da bir hayli yol kattediğimiz ortada.

Eksiklere rağmen ülkemiz adına sevindirici bir durum. Enkazda 41 vatandaşımızı kaybettik ama 45 vatandaşımızı da sağ kurtardık. Hüzünlü bir sevinç yaşadık ülkece. Keşke 41 vatandaşımızı da kurtarabilseydik.

Ülkemizin deprem kuşağında olduğu bilinciyle hareket etsek eminim bu sayılar ya yok olacak ya da yok denecek kadar az olacak. İktidarı provoke edecek olaylarla karşılaşsak da özellikle arama kurtarma adına derslerine çok iyi çalıştıklarına da şahit olduk.

Tek sorun kentsel yapılaşmadaki yetersiz kontroller. Bu konuda devletten ve siyasetten medet ummak da çok sağlıklı bir yaklaşım değil aslında. Bu tamamen ahlaki bir sorun olarak karşımızda duruyor.

Bu fakir Osman Yılmaz mh Kadıoğlu cd üzerindeki kentsel dönüşüme giren binaların yapımında sesini çok yükselttiği için siyasetten de vatandaşlar tarafından da dışlandı. Para kazanma hırsı insanın gözünü kör etmeye görsün. Her şeyi ezip geçiyor. Hiç önemli değil, gerçekler zamanla insanın yüzüne şamar gibi iniyor zaten.

Çok para kazanma hırsı bununla da sınırlı kalmıyor ki, aşağı indikçe kazanç azalsa da takibi zor vurgunlar yapılıyor. Büyük vurgunları göremeyenler küçükleri nasıl görsün.

Ankara’daki evimin tadilatında bunu canlı canlı yaşadım. Müteahhit binayı çürük yaptı mı onu bilmiyorum ama tadilatı yapan firma işini çürük yaptı. Üstelik ben Gebze’de olduğum için işin başında durma şansım yoktu. Tamamen iyi niyet ve güvenle işi de parayı da verdik. Faturayı da Ankara’ya gelince alırız dedik. Adam işi iyi yapmadığı gibi üstüne bir de haklı çıkmak için dokuz takla attı. Elimizde fatura yok ya, nasıl olsa ispat edemeyeceğiz. Biz iyi niyetle davrandık diye suiistimal edilince devlet ne yapsın.

Belki denilecek ki parkelerin çürük olması depremdeki zarara ne etkisi olacak? Sorun parkelerin çürük olmasında değil zihniyetin çürük olmasında. Altta karşılaşıp yüz yüze gelebileceğimiz insanlar olarak bir birimizin emeğinden ahlaksızca çalabiliyorsak büyük ölçekteki rantlarda ahlaki davranış beklemek beyhude olur.

Sözüm ona bazı dindar çevrelerde depremi ilahi ceza olarak görüyor ya ifrit oluyorum. Asıl sorun az emekle çok kazanma hırsı, asıl sorun çok kazanmak için işi etiğine uygun yapmamada, asıl sorun malzemeden çalmada, emekten çalmada, asıl sorun ahlaki değerleri hiçe saymada. Artık insanları Allah’la aldatmaktan vaz geçin. İbadetlerinizi Allah’a, insanlığınızı yaşadığınız topluma gösterin, bütün insanlığa gösterin. İşte o zaman depremler öldürmez.

Elazığ ve Malatya da 4 gün gibi kısa sürede canla başla görevini yapan tüm arama kurtarma ekibini en kalbi duygularımla tebrik ediyorum. Allah bize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Bizde tedbirimizi alalım.

Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile….

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.