1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. Bilinmeyenli denklemler
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

Bilinmeyenli denklemler

A+A-

Yaşadığımız coğrafya sıkıntılı bir coğrafya. Büyük medeniyetlerin kurulduğu ve yıkıldığı bir coğrafya aynı zamanda. Böyle büyük coğrafyanın sorunları da sıkıntıları da büyük oluyor haliyle. Dolayısıyla kan ve göz yaşı bu coğrafya da tarih boyunca da hiç eksik olmamış, olmayacak gibi de görünüyor. Bu açıklamayı şuan ülkemizin de içinde bulunduğu sıkıntılı günlere ucuz siyaset yapan siyasetçilere ve basit yorum yapan yazar arkadaşlara hatırlatayım istedim.

Bu fakir 15 Temmuz darbe girişiminin akabinde yazdığı 'Tehlike geçti mi' diye sorguladığı yazısında son birkaç aya içerisinde yaşadığımız malum saldırıların olabileceğini duyurmuştu. Müneccim değiliz elbette, ne var ki yaşadıklarımız yaşayabileceklerimizin habercisi olsa gerek. Hani derle ya tarih tekerrürden ibarettir diye hep aynı senaryolar temcit pilavı gibi pişirilip pirişirilip önümüze sürülüyor. Aslında tarih yaşananlardan ders alınmadığı için tekrar ediyor.

Son Rus büyükelçinin öldürülmesi de buna en geçerli örnek. Sadece örnek mi, tabi ki değil. İçinde bilinmeyenli bir çok denklem var. Şimdi işin yoksa otur bu denklemi çözmeye uğraş dur. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra deşifre olan birçok FETÖ'cü görevden uzaklaştırıldı. Ne ki buna rağmen sosyal medya aracılığıyla, basın yoluyla içeride kripto FETÖ'cü olduğu söylenilip duruldu ama ne hikmetse hiçbir önlem alınmamış gibi görünüyor. Zira büyükelçiyi öldüren Mert Altıntaş’ın FETÖ'cü  olduğu söyleniyor. Günaydın mı demek lazım. Tamam bunu geçtik, katil oraya elini kolunu sallayarak nasıl giriyor? Kaldı ki daha önce FETÖ soruşturmasında uzaklaştıran bir şahıs böyle kritik göreve nasıl veriliyor? Ya da elinden kolundan vurularak yakalanıp konuşturulması gerekirken niçin öldürülüp etkisiz hale getiriliyor? Katilin bunu tek başına planlayıp yapamayacağını herkes biliyor. Arkasında ABD ve AB var. Zaten bu da biliniyor, konuşsa ne olacak en iyisi mi öldürüp kurtulalım diye mi düşünüldü acaba?

Daha çarpıcı ifadeler kullanmak gerekirse bugün Ak teşkilatlar niye var? Vatandaşla aynı şeyleri konuşan teşkilatların sorumlulukları vatandaşınkiyle aynı mıdır? Günlerce kriptolar sağda solda konuşulurken teşkilatlar bunlarla ilgili bir çalışma yapmamışlar mı?  Üstelik Sayın Cumhurbaşkanı bu konu da yalnızım demesine rağmen hiçbir teşkilat mensubu kendisini bu yalnızlığa karşı sorumluluk hissetmedi mi? Terör bu, kuralı, ilkesi, prensibi olan eylemler değil elbet ancak ne var ki tecrübe de yediğin kazıkların bileşkesi diye tarif edildiğine göre daha kaç tane can yanacak tecrübe etmek için? Şunu unutmayın biz bildiklerimizle amel işlersek bilmediklerimizi Allah bize göstererek öğretecektir. Herkes eteklerindekini döküp devletine ve Cumhurbaşkanına yardımcı olsun. Karmaşık gibi görünse de bunlar çözülmeyecek denklemler değil. Kaldı ki artık herkes kartlarını açık açık oynamaya başladı, bunun gizlenir saklanır yanı yok. Bu vatana, bu necip millete, bu kutsal topraklara kim kast etmişsen vatan hainidir. Bunlara karşı cesaret, azimet, sabır-sebat ve kararlılıkla mücadele etmek zorundayız. Çünkü bizim başka gidecek yerimiz yok, başka Türkiye yok.

Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.