1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. Ben her şeyi biliyorum, sen sus!
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

Ben her şeyi biliyorum, sen sus!

A+A-

Bu tip insanlardan sizin de etrafınız da çok var olduğunu tahmin ediyorum. Konuşmanın, tartışmanın, sohbetin adabını bilmeyen fakat her şeyi bildiğini iddia eden tipler. Bunlar her hangi bir grubu, görüşü, fikri savunan tipler değil, egolarından böyle davranan tipler. Kim bilir bastırılmış duygularının dışa vurumunu böyle ifade ediyorlar kendilerince. Bu tip insanlarla tartışmanın hiçbir faydası yok, en iyisi kendi hallerine bırakmak. Ben her şeyi biliyorum diyen adam her şeye doymuştur, daha bilgi alacak yeri olmadığından bırakacaksın ne biliyorsa onu yapsın.
Önceki gün sabah namazından sonra pastanenin önünde çay sohbet ediyoruz. Pastaneci kardeşim, "Abi, ben bu yeri aldığımda etrafta doğru dürüst araba yoktu, şimdi arabadan geçilmiyor" dedi. Demek ki refah seviyemiz artmış, bu iyi bir gelişme dedim. Orada başka bir vatandaş sazan gibi atıldı konuya. 'Kaç yaşındasın, kaç yıldır çalışıyorsun bu ülke de' diye bir soru yöneltti. 27 yılı kamuda olmak üzere 35 yıldır çalışıyorum dedim. 'Bunca yıl çalışmışsın bir ev, bir araba bile alamamışsın, birde bu hükümeti savunuyorsun' demesin mi? Tam evlere şenlik bir hava. Bakar mısınız adam benim durumumu bile biliyor. Tam bir müneccim. Daha somut bilgileri tartışmak yerine adam bilmediği konularda bile hükümete ve referanduma hayır diyecek beyim vurun abalıya yapıyor aklınca. Biraz bir şeyler anlatabilir miyim dedim baktım adam 'ben her şeyi biliyorum' diyor, bıraktım kendi haline.
Ertesi gün çokbilmiş adam gelmedi ama her gün karşılaştığımız başka bir hayırcı konuyu tekrar açtı. 'Bu kadar çok araba var evet ama hepsi krediyle alıp borç ödemekten ömrü gidiyor' dedi. Üstelik öyle çok araba var ki park edecek alan yok. İnsan hayatında sorun bitmez ki, önemli olan çözüm de üretebilmektir. Siz çözersiniz ancak başka sorunlar çıkar. Hayatta böyle bir şey zaten. Dedim ki arkadaşa, ben milli görüş içerisinde yetişmiş biri olarak rahmetli Özal otobanı yaparken karşı çıkıyordum, şimdi rahmetle anıyorum ve keşke dört beş şeritli yapsaymış diyorum. 'Biz o zaman karşı çıktık ama üç beş araba için bu kadar büyük yola ne gerek var diye karşı çıktık' diyor arkadaş. Evet bizde aynı gerekçeyle karşı çıktık ancak öngörülü olmak böyle bir şey işte, rahmetli bu günleri görüp yapmış. Arkadaş yine itiraz etti. Dedim hiç itiraz etmeyin, bugün Avrupa medeniyetini övüp durmuyor muyuz, adamlar bir alt yapı yapıyor en az elli yıllık diye. El yapınca iyi biz yapınca mı kötü oluyor? Bak bugün Özal’ın yaptığı da yetmiyor, yenileri yapılıyor. Arkadaş diyecek bir şey bulamamış olacak ki çocuğunun elinde tutup, hayırlı işler abi dedi ve gitti.
Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile…  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.