1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. Balans ayarcıları
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

Balans ayarcıları

A+A-

28 Şubat Türk demokrasi tarihine vurulmuş en kara leke olarak hafızalarda tazeliğini koruyor. Bu konuyla ilgili yerel ve ulusal basında çok şeyler yazıldı anlatıldı. O tarihleri yaşayan biri olarak elbette bizimde söyleyeceklerimiz var. Fakat biraz bekledik kimler ne yazdı diye. Genelde herkes yaşadıklarını aktardı ve aynı sendromu yaşadıkları için yazılanlar da bir birinin aynısı idi. O günlerde hafızama kazınan ve unutamadığım anıyı çok da dile getiren olmadığını gördüm.  

Post modern diye tabir edilen o günlerin esas sorumlusu olarak hep darbenin askeri ayağı dillendirildi. Bugün geldiğimiz nokta da çok şükür asker tam da olması gereken Peygamber ocağı görüntüsüyle milletin askeri, milletin ordusu olma özverisini fazlasıyla gösteriyor. Millet hiçbir zaman hiçbir koşulda ordusuna küsmedi, onca haksızlığa rağmen gidip aslanlar gibi askerlik görevini yerine getirdi. Bu gün her zamankinden daha fazla askerine ve ordusuna sahip çıkıyor. Bu manevi duyguyu damarlarında hisseden kahraman güvenlik güçlerimizde milleti için her şeyini ortaya koyup, canını bile hiçe sayıp yeni destanlar yazmak için devletinin verdiği görevleri fedakârca yerine getiriyor. Allah onlardan razı olsun. 
Asıl benim içimi acıtan nokta post modern darbenin sivil ayağı. Kimler yoktu ki o ayakta. Sendikalar, sivil toplum örgütleri, üniversiteler, bazı gazeteler ve orduyu göreve çağıran gazeteciler. Bir yazar olarak ben en çok bundan esef duydum, en çok buna üzüldüm. Darbe yanlısı olmak, darbe severlik yapmak gazetecilik onuruyla bağdaşmayan bir durum. Bu darbe refah-yol hükümetine yapılmasına karşın bazı muhafazakar bilinen gazetelerin ve yazarlarının darbeye çanak tutması akıl alır şey değil. Hatta malum muhafazakar kimlikli gazetecinin birisi “Demokrasiye balans ayarı” diye kitap bile yazıp darbecilere çanak tutma adına merhum Başbakan Erbakan’a yapmadığı çirkinlik kalmadı. Paralel cemaatten olmayan fakat bugün faaliyetlerini sürdüren bu yazar arkadaş Üstad Said Nursi’nin eserleri devlet tarafında basılıyor diye hükümete karşı aynı amansız savaşına devam ediyor. Dahası da var, bu darbe sever malum yazar Üstadın Sözler kitabını gazetesinde çarmıha gerilmiş şekilde resmederek hem sözlere hakaret etmiş hem de Müslümanları Hristiyanlaşmakla itham etmiş olduğunu idrak edemeyecek kadar basiret yoksunu olduğunu ortaya koymuştur. Rabbim böylelerine fırsat vermesin. Sabah akşam okudukları eserlere bunu yapan yarın başkalarına neler yapmaz ki? Bugün de bu kadar.
Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile… 

Önceki ve Sonraki Yazılar