1. YAZARLAR

  2. Musa KARTAL

  3. AYNADA İKİ ÇİFT YÜZ
Musa KARTAL

Musa KARTAL

Yazarın Tüm Yazıları >

AYNADA İKİ ÇİFT YÜZ

A+A-

 İnsanlar tanırım, kimi zaman yaşadıkları topluma dair kaygıları, söyleyecek sözleri ve tükenmeyen umutları vardır.Sevdaları.Bir dere kadar özgür bir alp kadar özgündürler. Ama durdukları yerle söylemek istedikleri arasında uçurumlar vardır. Doğaldırlar. Saf ve masum duygularıyla  o anki bilgi beceri ve donanımları kadar konuşurlar. Öfkeleri kadar sevgileri de organiktir. Temel kodları Uhuvvettir. O kadar müşfiktirler ki incitmezler, hakaret etmezler. Sevdiklerini adam gibi severler…Her biri bir köprü ustasıdır. Gönülden gönüle köprü inşa ederler. Tüm üslerini, samimi ve candan olan dost bellediklerine açarlar. Çok nettirler. Onların ruh dünyasında hiç çekinmeden istediğiniz kadar alçaktan sorti yapabilirsiniz…Bir ova gibidirler dümdüz, asla yorulmazsınız…

Ve kimi İnsanlarda vardır yaşadıkları topluma dair hiçbir kaygısı olmayan. Ne söyleyecek sözleri ve nede  bir umutları vardır. Yapaydırlar. Egoist olmanın ötesinde durdukları yere dair çizdikleri sınırlar çıkar ilişkisiyle örülmüş mayınlıdırlar. Çıkarları kadar değerli ve menfaatleri kadar onlar için anlamlısısınızdır. Öfkeleri hep gazapla beslenir ve sevgileri hormonludur. Fincancı katırı gibi kırarlar ve dökerler. Duvar ustası gibidirler. Gönülden gönüle duvar örmeyi hüner sayarlar. Zarafetse onlarda sadece olsa olsa kabahat temel kodları ise kuvvettir. Nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilirler. Ruh dünyaları sislidir alçaktan sorti yapamazsınız. Hesapları karışık kendileri ise oldukça basittirler. Engebeli arazi gibi sizi oldukça yorarlar. Özgürde değildirler özgünde. Özkütleleri ise hiç yoktur. Eleştirilmeyi sevmezler ama eleştiri diye hakaret etmeyi çok ama severler..

Her iki insan prototipi aslında toplum olarak bizim aynadaki yansımamızdır. Birey yetiştirme sorum-luluğunda olan kurumların bu yansımayı özümseyebildikleri oranda hangi profilin bizi yansıtması gerektiği de ortaya çıkacaktır. Pragmatist bir toplumun bireylerinde ideal adına bir emare göremezsiniz. Bu algıda değerler hiçbir anlam ifade etmez. İki ayrı prototipi  anlattığımız yukarıdaki iki ayrı profil aslında yaşadığımız toplumun bir gerçeğidir. Bu gerçeğin hangisi bizi yansıtsın istiyorsak o zaman sevgi toplumu oluşturmak için seferber olma vaktidir. Herkesin kendisine yöneltmesi gereken temel soru bu seferberlikte bana düşen görev nedir ? sorusunu sorabilme cesaretini göstermektir.. Yakın tarihimizin destanı olan Kurtuluş Savaşının sistematiğinde de bu anlayış ve bu cesaret gizli değil midir? Güçlü olabilmenin yolu kuşkusuz eğitimden geçer. Yaşadığımız çağın en önemli parametrelerinden biri her ne kadar bilgi ise de Ali Şeriati’nin deyimi ile “ Bilgi Kutsal Bir İnek Değildir” .O nedenle tek başına bilgi mutlak bir değer ifade etmez. Bilgi ile vahyi çatışma ortamından çıkarır ve aynı istikamete hizmete ikna edersek kaliteli bir eğitim iklimin oluşmasına ve bu iklimde yetişecek bireylerin olgunlaşmasına katkı sunulmuş olur. İdeal bireyler ancak bu iklimin mahsulü olarak yetiştiklerinde toplumlar saygınlık kazanır yaşanabilir kıvama gelir.

 

                                                                                                                                            Selam ve dua ile 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.