1. YAZARLAR

  2. Ahmet DEMİRKAYA

  3. Asgari ücret gerçeği
Ahmet DEMİRKAYA

Ahmet DEMİRKAYA

Yazarın Tüm Yazıları >

Asgari ücret gerçeği

A+A-

Her yıl asgari ücret komisyonu toplandığında merakla beklenen komisyon kararı basında birçok spekülasyonlara konu oluyor. Aynı zaman da çokça da istismar ediliyor. Aslında herkes asgari ücretin ne olduğunu çok iyi bilmesine rağmen yapılan bu istismarla adeta sermayenin ekmeğine de yağ sürüyor. Çalışma hayatının içindekiler de bilerek veya bilmeyerek bu tepkilere çanak tutuyor. Adı üstünde çalışanlara, başka bir ifadeyle de çoğunluğu özel sektör olmak üzere ilk defa işe başlayanların başlangıç maaşlarının en alt seviyesi anlamına geliyor. Yani yeni işe başlayanlara asgari ücretin altında maaş veremezsin demeye getiriliyor.

 Peki bu asgari ücret yeni işe başlıyor da olsa günümüz ekonomik şartlarında yeterli bir ücret midir? Vahşi kapitalizmin ne pahasına olursa olsun yeter ki tüket kampanyalarının revaçta olduğu ülkeler de bu tür ücretle tabi ki geçinemezsiniz. Bir de evli ve çocuk sahibiyseniz hiç geçinemezsiniz. Hükümet de bunu biliyor. Ancak ne var ki nasıl ki işe başlamada en alt limit olarak asgari ücret belirleniyorsa vasıflı veya vasıfsız işçilerin de yaş grubu olarak en alt seviye olarak düşünülen bir konu aynı zamanda. Zaten okumuş, diploma ve kariyer sahibi insanlara bu ücret verilmiyor. Onlar bilgi seviyesine göre özel şartlarda özel değerlendirilip ona göre ücretleri belirleniyor. Onların da kendi alanlarında başlayacağı bir alt limit var ama bu asgari ücret değil, hatta fazlası var.

İşin başka bir boyutu da sendikalar bu işi farklı mecralara çekerek kendi çalışan üyelerinin haklarını aramak yerine genel de hep bu asgari ücret üzerinden kendilerine avantaj sağlamanın peşindeler. Yeni işe başlayacak olanları sanki evli, çoluk çocuk sahibi, kiracı gibi birçok konuyu üste ekleyip toplumsal evham pompalıyorlar. Hani konuyu adaletsiz gelir dağılımı üzerinden irdeleseler belki daha makul ve mantıklı hareket etmiş olacaklar. Belki sendikal eylemleri için kendilerine taban da bulacaklar. Ama kendi söylemlerine kendileri de inanmadıkları için en çok istismar edilen konularda söylemler de bulundukları için hükümetler de çok dikkate almıyorlar işin gerçeği. Ya da araştırma yapıp üye memnuniyeti veya çalışanların ekonomideki sorunları ve memnuniyeti anketi yapmak yerine açlık-tokluk sınırı araştırması yapıp vurun abalıya diyorlar. Etraflarında üç beş cılız ses ondan sonra da hop masaya otur-kalk, oldu da bitti maşallah. Sonuç eski hamam eski tas.

Şunu altını çizerek bir defa daha hatırlatalım ki brütte 1707, nette 1400 TL ücretle günümüz ekonomik şartlarında bekar da olsanız geçinmek zor. Fakat burada tek sorun asgari ücret gibi görürseniz diğer sorunlar büyüyerek asgari ücreti gölge de bırakır. Asıl mesele kim olursa olsun doyumsuzluk. İşveren de doyumsuz, ev sahipleri doyumsuz, iktidardakiler doyumsuz, çalışanlar doyumsuz, çalıştıranlar doyumsuz, çalanlar doyumsuz. Önce aç gözlerin doyurulması lazım. Herkes helal yoldan hakkını arasa bu dünya da içindeki nimetlerde herkese yetecek kadar doyurur insanoğlunu. Daha da doymam diyeni zaten kara toprak doyuruyor.

Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua ile...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.