1. YAZARLAR

  2. Ahmet BEYZADE

  3. Anlık nefis ömürlük nefes
Ahmet BEYZADE

Ahmet BEYZADE

Yazarın Tüm Yazıları >

Anlık nefis ömürlük nefes

A+A-

 

İnsanoğlu çok garip bir varlık. Anlık nefis için ömürlük nefesleri bir çırpıda tüketebiliyor. Bu özellik diğer hiçbir canlı türünde yok. Öyle ki nefis insana çok tatlı geliyor. Daha doğrusu tatlı gelen her şeye nefis tamah gösteriyor. Hiç zararını düşünmeden hareket ediyor. Düşünün bir kere bir dilim baklava damağa ne kadar hoş geliyor. Ama baklavanın tadı sadece ağıza alındığı anda damaklardaki lezzet sensörlerinin algıladığı kadardır. Boğazdan geçip mideye ulaştıktan sonra baklavanın tat namına hiçbir değeri yoktur, hissetmez bile. Ancak ağıza ilk alındığındaki ilk tat nefsi müthiş tetikler, devamını istedir. Fakat gereğinden fazla yenilen baklavadan mide oldukça rahatsızdır. Bu sadece baklavada değil aşırı yemekte de böyledir. Eski Roma’lılar yemeğe aşırı düşkün oldukları için yan gelip yattıkları yerden istifra edip yemeğe devam ederlerdi. Bizim dinimiz ise midenin üçte birini yemek, üçte birini su ve üçte birini de hava için ayırmamızı tavsiye eder.

Nefis kendini sadece yemek olayında göstermiyor kendisine cazip gelen ne varsa ahtapot gibi üzerine atılıyor. Mesela şehvette de nefis sadece akla değil aynı zamanda bedene, toplumsal yapıya, ahlaka zarar vermesine karşın ömürlük nefesler birkaç dakikalık nefise kurban ediliyor. Küçücük nefis kocaman bir ömre sığdırılması gereken nefesleri tüketiyor, toplumun huzurunu bozuyor, ailelerde geçimsizlik ve şiddet vakıalarını artırıyor. Bu saydıklarımız nefsin zarar verdiği maddi boyutu. Bir de manevi boyutları var. O da kıskançlık, kin, nefret, kinaye, çekememezlik, ihtiras, egoizm, bencillik, kibir şeklinde duygu dünyamızı müthiş tahrip ediyor. Hoşgörü, dürüstlük, samimiyet, alçak gönüllülük, şefkat, merhamet, sevgi, muhabbet gibi iç alemimizin manevi dinamiklerini de ortadan kaldırıyor, adeta canavar bir ruh haline dönüştürüyor. Şöyle bir etrafınıza bakın birbirleriyle samimi ve candan muhabbetle dostluk kurabilen kaç kişi var? Ufak bir parazitte hemen gemileri yaktırıyor insana.

Bu manevi hastalıkların tatbikî en baş müsebbibi nefis. Ne var ki nefse de diz çöktürecek metotlar var. Allah (CC) ve ahiret inancı nefsin terbiyesinde en önemli faktördür. Kendisine bu nefsi verenin sınırlı bir ömür içinde verdiği nefes kadar olduğunu bilmek sanırım nefsin azgınlığını frenlemede etkili olacaktır. Dünyayı ben yarattım edasıyla gururlanarak salına salına yürüyerek başkalarını küçük gören nefis ölümün soğuk duşuyla kendine gelir. En baba nefsin gücü ömrünü bitiren nefes kadardır. Bunu bilmek bile nefse vurulacak en güzel tokattır. Kur’an da insanoğluna nefsini terbiye edip, aczini bilip, haddini aşmasın diye gönderilmiştir. Haddini aşarsa ne olur? Öncelikle lezzet aldığını zannettiği hayatı berbat olur. Yetinmez başkalarının da hayatını berbat eder. Hakkettiği sona da layık olur. Tıpkı şu tekerleme de olduğu gibi;

Nasihatle uslanmayanı etmelidir tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.

 

Haydi kalın sağlıcakla, selam ve dua iler….

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.