1. YAZARLAR

  2. Hasan KAMİLOĞLU

  3. Amerika dedikleri!
Hasan KAMİLOĞLU

Hasan KAMİLOĞLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Amerika dedikleri!

A+A-

Hani hep deriz ya “Bunu da mı Amerika yaptı, Bunun da mı arkasında Amerika var” Diye. Hah işte o efsaneyi biraz inceleyelim dedim. Lakin bunu anlamak için kısaca ABD’nin çalışma taktiğini anlatayım. Bu ülke, küresel bir şirket kurgusu ile çalışır ve yine bir şirket mantığı ile şubeleşir. Örneğin Amerikan menfaatlerine çalışan bir Stk, ya da gizli örgütleri önce hedef ülkelerin bulunduğu bölgelerde bir şube açar. Öyle ki Amerika için hedef olmayan ülke yoktur sadece sıralamada değişen vardır. Sonra o şube üzerinden daha dar alanlara ulaşabileceği basamak ofislerini açar. Ve sadece kendi vatandaşlarından değil, aynı ülkelerin insanlarından da Amerikan menfaatleri uğrunda çalışacak satılık gönüllülerini tespit eder ve eğitir. Ve bu Stk görünümündeki oluşumların tamamı yine zincirleme sistemle Amerikan elçilikleri, CIA, FBI yada diğer istihbarat sistemleri ile entegrasyon içerisinde olur. Öyle ki kendi istihbarat örgütlerinden uzaklaştırılmış ya da emekli olmuş imajı verilen kişiler, Amerika’nın suyu çıkmış gibi, daha önce Amerikan devletinin kadrolu çalışanı olarak bulundukları diğer ülkeyi çok seven bireyler gibi gelir, aynı ülke de başka bir isim altında gizliden gizliye yine Amerikan menfaatleri için çalışırlar. Sonra da örneğin yarım ağız bir Türkçe ile “-Ben Türkiye’yi çok seviyor, ondan Türkiye’de yaşıyor” der ve biz de ağzımız açık halde kendisine sevgi gösterisinde bulunarak, ülkemizdeki doğal güzellikleri sayarız. 

Aslında bu çalışma stratejisi Britanik sistem, yani bir İngiliz ve yine zamanında İngiltere’den Amerika’ya taşınan derin Amerika mantalitesidir. Fransız ve İspanyollarında yaptığı katliamları her ne kadar görmezden gelmesek de, nihayetinde ABD’nin temellerini daha çok katliam yapan İngilizler oluşturdu. Daha da gerçeği aslında Amerika dediğimiz şey İngiltere’nin perdeye yansıyan kısmıydı! İdare ise geneli Yahudilerden oluşan güçlerdedir. Güç dengelerinin değişmesi ile son yıllarda Amerika bir anlamda sömürünün krallığı olan İngiltere’den uzaklaşmış ve tek başına küresel bir menfaat ve sömürü canavarına dönüşmüştür. İngiltere ise bunu fark edince iki eski ayrılmaz parça arasında da vesayet savaşları baş göstermeye başlamış ve kraliçenin çocukları kendilerine daha rahat alan açabilmek için ayağına pranga olarak kabul ettiği Avrupa birliğinden uzaklaşmayı seçmiştir. İngiltere meselesini başka bir yazımızda inceleriz zira İngiltere’nin günahı Amerika’dan da fazladır.

Son dönemde sıkça dile getirilen “Amerika’nın derinleri ABD’nin fişini çekti; derin ABD yani Yahudi lobileri ve Amerikan zenginlerinin son dönem yıldızı parlayan bir diğer zalim olan Çin’e taşınacağı dile getiriliyor; fakat ben bunu kısa vadede pek mümkün görmüyorum; zira Çin her ne kadar fiiliyatta komünist mantaliteden uzaklaşarak küresel anlamda tam da ABD’li sömürgecilere hitap eden bir yapıya bürünmüş gibi görünse de, Çin’in şartları her halükarda Amerika’ya göre zor ve o zenginler için tehlikelidir. Dolayısı ile bu sömürgeci anlayış her ne kadar sisteminden istifade edebilecekleri bir ülkeye zaman zaman kapak atsalar da Amerika’dan daha iyi barınabilecekleri bir mesken bulmadan başka bir yere taşınmazlar.

Zaman zaman dillendirilen Amerika çöker mi sözlerine ise şunu söylemeliyim ki Dünya da çökmeyecek hiçbir sistem yoktur; hele zulüm ile ebediyyen abâd olmak mümkün değildir. Keşke bu ihtimal bana da kısa vadede bu anlamda ümit verse; fakat gerçekte bunun şu an için zor bir ihtimal olduğu kanaatindeyim. Kimine göre süper güç, kimine göre şişirilmiş bir balon ancak o kadar da çabuk patlayacak gibi gözükmüyor, zira kendi iç bünyesinde sağlam temeller üzerine oturtulmuş ve şu anda kendi halkını mutlu ediyor. Lakin en önemli avantajı yönetime kim gelirse gelsin, devletin ortak bir Amerikan aklı ile yönetiliyor olmasıdır. Aynı şekilde İngiltere vb. ülkelerin en önemli avantajı budur. Bu sebeple gelen başkanlar sadece eşiyle kokteyllere katılan, Amerikan derin devletinin hedefleri ile uyuşmayan iki açıklama, üç tivitle kendini tatmin eden figürlerden öteye gitmez. Belki de ABD’nin en önemli şansı, kendi bünyesinde bir Amerikan elçiliği bulunmuyor olmasıdır! Bazıları zaman zaman zencilerin ilerde bir şeyler yapabileceğini ümit ederek bu kartı ileri sürüyor ancak ne yazık sistem onları da diğer Amerikan vatandaşları gibi kendi çarkında eritip Amerika’yı seven ve Amerika için çalışır bir pozisyona sokuyor. Öyle ki işgal ettikleri ülkelerde babalarını öldürdükleri çocukları getirip, onlara Amerikan menfaatleri için bir başka ülkeyi işgal ettirebilen bir kurgu bile oluşturulmuş. Suriye’den çıkma meselesine gelince; Çıkmaz! Peki Trump neden öyle dedi? Yukarıda anlattım. Amerika için B planı yoktur! A, B, C’den alfabenin son harfine kadar planı vardır. Bu söylem de o planlardan biridir sadece. Belki de ABD şu an Dünya için bir dengedir. Yani Rusya, Çin ya da İngiltere Dünya’yı yönetiyor olsaydı, Amerika’dan daha mı az zulmedecek insanlığa! En iyisi mi sapasağlam biz daha fazla gayret ederek bir sistem kurgulayıp, aklımızı da başımıza alıp gece gündüz demeden çalışıp ülkemizi kalkındıralım. Zira bütün mazlumlar bu milleti ve Ayyıldızı beklemekte. Ümit edin ve inanın ki aziz ülkemizin gelecekte Dünya’nın merkez ve denge ülke olması yakındır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.