1. YAZARLAR

  2. Hasan KAMİLOĞLU

  3. Afrin, Yunanistan ve Survivor
Hasan KAMİLOĞLU

Hasan KAMİLOĞLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Afrin, Yunanistan ve Survivor

A+A-

        Kıymetli arkadaşlar yine yoğun bir gündemin içerisindeyiz. Bir yandan Afrin’de emperyal sömürgecilerin taşeron örgütü olan PKK’ya karşı büyük bir mücadele verirken, diğer tarafta terör örgütünün uzantısı olan HDP, bırakın niyetini, bütün iç organları bile ortaya dökülmüş olan CHP’yi ve bir kısım marjinal partileri de yanına alarak Ankara’da kongre yapabiliyor ve bu kongrede Mehmetçiklerimizi şehit eden PKK’ya övgüler diziliyor. Üstelik bütün bunların üzerine de ülkemizde diktatörlük olduğundan dem vurabiliyorlar. Ah diye içinizi çektiğinizi biliyorum fakat ve emin olun bazen bütün bu yapılanların ve atılan iftiraların üzerine siz de benim gibi bazen bu her türlü ihanet ve hakareti yapıp hem de diktatörlükten dem vuran bu hainlere karşı keşke diktatörlük olsaydı diye kafanızı sallıyorsunuz. Ve mademki savaş başlamıştır, Afrin’le birlikte bu içimizdeki PKK’lılar ve onların türevleri de hızla temizlenmeli. Savaş başlamıştır diyorum çünkü başta Reisicumhurumuzun ve sayın Devlet Bahçeli’nin mesajlarını iyi okumamız lazımdır. Belli ki ülkemiz Türkiye Cumhuriyeti kuruldu kurulalı hiç olmadığı kadar tehditle karşı karşıyadır.

       Sadece Afrin’de bir terör örgütüne karşı mücadele vermiyoruz. Arkasında görevlerin paylaşıldığı, silahını Amerika’nın, İtalya’nın, Almanya’nın verdiği, sığınaklarını Fransızların yaptığı, finansmanını BAE ve Suud gibi Amerikan çocuklarının temin ettiği, İngiltere gibi Osmanlı’yı çökerten ve dünyanın her köşesinde sömürgesi olan bir şeytanın pusuda beklediği, Rusya gibi yanar döner ve PKK-PYD’yi Amerika’ya kaptırdığı için ve de Amerika’nın Ortadoğu’ya egemen olmasını engellemek için mecburen bizimle beraber olan, Allah'tan ki bizim Afrin operasyonumuzdan hemen önce ülkesinde gerçekleşen protestolardan dolayı biraz sendelemiş olan ve biz operasyona başladıktan sonra kendine gelebilen ve ne yazık ki o içindeki Sünni düşmanlığı ile beslenen İran. Ve büyük İsrail hayaliyle bütün bu karmaşanın oyunların zulümlerin menşei terör devleti İsrail. Bizim Afrin’de teröristlere kök söktürdüğümüzü gören Amerika, ikinci dünya savaşından sonra sömürgesi haline getirdiği, ekonomik olarak zengin; ancak sermayesi Yahudilerin eline geçmiş, ülke politikası ise CIA’nın güdümünde olan Almanya ve bir yandan zaten bize boyun eğdirmek için uğraşan fakat her seferinde boyunun ölçüsünü alan diğer Avrupa ülkeleriyle uğraşmak da cabası. Bunların arasından bize coğrafik olarak en yakın olan eski Bizans’ın artığı yeni Alman sömürgesi, arka planda Amerikan sömürgesi olan bir Yunanistan problemi de köpürtülüyor şu süreçte. Yunanistan’ın yaptığı tahrikler üzerimize gelmeye çalışan eylemleri o müflis Bizans kırığı pörsümüş Yunanlıların bırakın yapabileceği, düşünebileceği şeyler bile değildir. Bunların arkasındaki güçler zincir şeklinde önce Almanya’ya sonra da Amerika’ya uzanır. Genelkurmay başkanımızın Ege’deki birliklerimizi ziyaret edip, hem Afrin’de savaşıp hem de Ege’yi koruyacak gücümüz var demesi artık uyanmamız açısından da bir mesajdır. Belli ki sağlam bir diplomasi yürütmemiz sebebiyle Afrin yolu ile başaramadıkları pisliği bu sefer Yunanistan üzerinden üzerimize sıçratmaya çalışıyorlar. Tabi bu esnada Yunanistan’ın kuyruğu Güney Kıbrıs’ta enerji bahaneleriyle İsrail ile gönül bağı yaparak Akdeniz’de tahriklere devam ediyor. Dikkat etmemiz gereken bir başka nokta ise yaklaşan zalimâne bir iftiradan ibaret olan sözde soykırım yalanının ısıtıldığı ay olan Nisan ayı sürecinde sesi çıkmaya başlayacak bir başka naylon ülke ise PKK’nın bizzat ana menşei olan Ermenistan olacağını düşünüyorum. Haliyle devlet olarak buna da dikkat etmemiz ve tedbir almamız gerekmektedir. Zira bu Ermenistan her ne kadar şu an Rusya’nın kucağında gözükse de, arka planda Amerika ile oynaşmaktadır.

      Evet yüz yıl önce geldiklerinde yedi düvele karşı savaşmıştık, fakat bu sefer yedi değil, belki yetmiş düvel geliyorlar. Bunun için de ister Bizans artığı Yunan’ı isterse Rum kırığı Ermenileri gaza getirsinler; Suriye’nin kuzeyi nasıl gerçek sahipleri ile buluşuyorsa, Yunan ve Ermeni’ye verdikleri gazda Allah’ın izniyle sadece bizim ata yâdigârı olan Batı Trakya’nın, adaların ve yine yüz yıl öncesine kadar bin yıllık İslam toprağı olan Erivan’ın bizdeki adıyla Revan’ın yeniden gerçek sahipleri olan bize yani Türklerle buluşmasına ve o memleketlerin yüz yıllık özlemleri olan Ezan, Ayyıldızlı şanlı bayrağımız ve İslam ile yeniden tanışmasına vesile olacaktır.

      Bütün bu mücadelenin ve şehitlerin üzerine en ağırımıza giden ise TV’lerin sanki hiçbir şey olmamış gibi en ahlakdışı ve toplumu geren filmlere devam etmesi; Ülkenin gerçek bir var olma savaşı verdiği süreçte yarıçıplak birsürü insanı bir adaya toplayarak Türk milletine hakaret edercesine, toplumu öz değerlerinden uzaklaştırmaya çalışan Survivor programı duyarsızlığı ise bu milletin canını ayrıca yakmaktadır. Hani biz bu düşünceyi kapitalizmin hizmetkarı olan Acun’dan bekleriz beklemeyiz o ayrı bir muamma; fakat şu ülke de RTÜK’ün denen kurumun artık ne işe yaradığı bir belli olsun; ya da RTÜK’ün kapısına kilit vurulsun da bu millet boşuna bunlara maaş ödemesi yapmasın. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.