1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. 33 kadının hayat hikayeleri kitap oldu

33 kadının hayat hikayeleri kitap oldu

‘Umut’un koruyucu annesi Gülsüm Kabadayı, “Umut’un gözlerinde kendimi gördüm

A+A-

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Herkesin Bir Hikayesi Var’ projesi kapsamında 33 kadının sıra dışı hikayelerinin anlatıldığı kitapta yer alan ‘Umut’un koruyucu annesi Gülsüm Kabadayı, “Umut’un gözlerinde kendimi gördüm. ‘Anne beni kurtar’ diyordu. Kendime dedim ki, sen o kadar acılar çektin, neden sahip çıkmıyorsun” dedi.

Antalya’nın Aksu ilçesinde 5 yıl önce geçirdiği trafik kazası sonucu günlerce komada kaldıktan sonra yaşama tutunan ve gerçek kimliği belirlenemeyince devletin ‘Mustafa Öz’ adıyla kimlik verdiği ancak hastaneçalışanları tarafından ‘Umut Bebek’ adı verilen gencin bakımını 3 çocuk annesi 41 yaşındaki Gülsüm Kabadayı üstlendi. Yoğun bakım sürecinin ardından bir gün olsun ‘Umut’un yanından ayrılmayan Kabadayı’ya birçok dernek ve kurum tarafından yılın annesi ve yılın kadını ödülleri verildi. Kabadayı’ya en büyük hediye ise Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden geldi. Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, Başarılı Kadın Hikayeleri Projesi kapsamında ‘Herkesin Bir Hikayesi Var’ kitabının ikincisini çıkardı. Kitapta ‘Umut’un koruyucu anneliğini üstlenen Gülsüm Kabadayı’nın hikayesi de yer aldı.

Hayatının acılarla dolu olduğunu ve kitaplara sığmayacağını anlatan Gülsüm Kabadayı, “5 yaşında babamı kaybettim. Ardından annem amcamla evlendi. Anneannemle büyüdüm. Şiddet gördüm. Sevgisiz ortamda büyüdüm. Sevgimin karşılığı şimdi Umut. Kitap için 4 sayfa yazdım ama yaşadıklarım kelimelerle anlatılmaz. Özellikle Umut’la geçirdiğim 5 yıl çok önemli” dedi.

16 yalında evlendiğini dile getiren Kabadayı, “Eşimle çok mutluydum ve bana çok değer veriyordu. Ama mücadelem yeniden başladı, çünkü çocuğum olmuyordu. Evlat sevgisi ile yanıyordum. 4 yıl aradan sonra çocuğum oldu. Bugün 3 erkek çocuğum var, Umut’la 4 oldu. O kadar zengindim, bir gün tefeciler bütün mal varlığımızı alana kadar. Yeniden hayat mücadelem başladı. Annem zengin olmasına karşın bize destek olmuyordu. Çocuklarım küçüktü ve bakıma ihtiyaçları vardı. Üzerine eşimde rahatsızlandı. Bende lokantada bulaşıkçılık yapmaya başladım. Gündüz ben, akşam hasta hasta eşim gitti” diye konuştu.

Kabadayı şöyle devam etti:

“Eşimden ayrılmak zorunda kaldım. Ama tuvalet temizledim, merdiven temizledim, ev işlerine gittim, yemekhanede çalıştım asla çocuklarımı bırakmadım. Ondan sonra Umut hayatıma geldi. Aynı acıları ben çektim, Umut’ta aynı acıları çekiyordu. Annesi, babası yoktu. Umut’un gözlerinde kendimi gördüm. ‘Anne beni kurtar’ diyordu. Kendime dedim ki, ‘Sen o kadar acılar çektin, neden sahip çıkmıyorsun’. Umut’la 5 yıl geçti. Bugüne kadar geldik. Ve halen mücadelemiz devam ediyor. Kitapta yaşadıklarımı bir sandalye üzerinde Umut’u beklediğimi, ameliyatlarını anlattım. Umut, hayata döndü. Yaşadığımızı, koruyucu aile ve kimliğinin çıkma sürecini anlattım. Kısa ve öz yazdım.”

Kabadayı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili olarak ise şunları söyledi:

“Anaların, bacıların, kardeşlerin günü, Anadolu kadınının günü, emeğin günü. Sevginin aşamayacağı hiçbir engel yok. Çocukları sevelim, Umut gibilere sahip çıkalım. Sevgi ve hoşgörünün olduğu yerde şiddet olmaz.”

Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’a desteklerinden dolayı teşekkür eden Kabadayı, “Buraya gelmekle zaten çok büyük destek oldu. Emeğime saygı gösterdi, hem sağlıkçı hem baba olarak. Ben ödül mödül istemiyorum. Benim tek ödülüm ‘Umut’tur ve ona sahip çıkılmasıdır. Umut gibi insanlara sahip çıkılmalıdır. Ben ödül veya menfaat peşinde değilim, asla da olmadım. Umut’u bırakmadım, bırakmayacağım. Özümle böyle kalacağım. Tüm kadınlara diyorum ki içlerinden sabır, sevgi, merhameti eksik etmesinler” şeklinde konuştu.

Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak kadınlara büyük önem verdiklerinin altını çizen Başkan Akaydın ise, “İnsan odaklı projelere önem veriyoruz. Kültür ve sanatı, sosyal hizmeti önde tutuyoruz. Türk kadını bugünkü düzende bir sürü haksızlıkla karşı karşıya, kadın sığınma evleri, kadın danışma merkezlerinin yanı sıra kadınları sosyal hayata kazandıracak projeler üretiyoruz” dedi.

Kadınların sadece bir gün için değil tüm günler hatırlanması gerektiğinin altını çizen Başkan Akaydın, “Tüm kadınlara işkencesiz, şiddetsiz, üretken bir yaşam diliyorum. Erkeklerin egemen olmadığı, kadınların erkeklerle eşit olduğu, beraber ürettikleri bir Türkiye diliyorum” diye konuştu.

Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı tarafından hayata geçirilen ‘Herkesin Bir Hikayesi Var’ kitabı ile ilgili de bilgiler veren Başkan Akaydın, “Kadınlarımıza ilk önce edebi eser yazabilme dersleri verdik. Ardından kendi hayat öykülerini kaleme aldılar. Bizde o öyküleri kitaplaştırdık. Belediyemiz adına onlara bir armağan oldu. Kadınlarımız adına da onure edici oldu. Kitapta çok özgün hikayeler var. Bazıları tiyatro haline getiriliyor” şeklinde konuştu.

Akaydın, kitap içinde 5 yıldır Umut’un bakımını üstelen Gülsüm Kabadayı’nın ‘Büyük mücadelenin Umut’lu sonu’ ve sosyete pazarının kurucusu köylü bir kadın olan Keziban Kan’ın hikayelerinin öne çıktığını belirtti.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.